AYDIN

Tümü

AYDIN DENİZLİ VE MUĞLA AYNI ANDA GÖRÜNÜYOR

09.11.2015 (1 Yil, 9 Ay önce)
Sosyal Medyada Paylaş :
EKOSİSTEMİ KORUMA DERNEĞİ KATILIMCILARI İLE ARAP APIŞTI KANYONUNA GEZİ DÜZENLEDİ
EKODOSD AÇIKLAMASI;

Bu hafta Aydın, Denizli ve Muğla il sınırlarının birleştiği bir noktada, harika manzaraların olduğu bir coğrafyada etkinliğimizi gerçekleştirdik.
Aydın’ın Bozdoğan ilçesi sınırları içinde bulunan Kemer barajını yüksekten gören bir noktadan izleyerek yürüyüşümüze başladık.
DSİ’den emekli yüksek ziraat mühendisi Uğur GÜLER tarafından, Büyük Menderes Nehri’ni besleyen en önemli ana kollardan biri olan Akçay üzerine kurulu barajın, 1958 yılında sulama, taşkın kontrolü ve enerji üretimi amacıyla yapıldığı anlatıldı. Akçay ile Büyük Menderes Nehri’nin suları arasındaki farklılığın nerelerden kaynaklandığı, neden bu hale geldiği, neler yapılmalı hakkında bilgilendirmeler yapıldı.

1958 yılında Kemer barajı açılmadan önce, ünlü fotoğraf sanatçısı Ara GÜLER’in buraya gelerek, çalışmış olduğu gazeteye fotoğraflar çektiği, ancak dönüş yolunu kaybederek tesadüfen Geyre köyüne ulaştığı ve bu sayede en ünlü antik kentlerimizden Afrodisias’ın ortaya çıktığı anlatıldı.
Kemer barajının panoramik manzarası izlenerek tırmanıldı.

Aydın, Denizli ve Muğla köylerinin aynı anda görüldüğü noktadan harika manzaralar izlendi.
Ege’nin sıcak ikliminde, muhteşem manzaralarla dolu bir etkinlik gerçekleştirildi.
Denizli’nin Kale ilçesine bağlı İnceğiz köyü sınırlarından başlayarak Bozdoğan Karabağlar köyüne ulaşan ve halk arasında Arap Apıştı kanyonu olarak bilinen bir doğa harikası izlendi.
Yüzlerce metre yukarıdan kanyonun güzellikleri fotoğraflandı ve anı resimleri çekildi. Kanyonlar bölgesi olması nedeniyle, Karabağlar ve Görle kanyonları uzaktan izlendi.
Zirvede verdiğimiz molada, kanyonun enfes manzarası ve sessizliğinde, üyelerimizden müzik öğretmeni Esra ÖRS’ün yan flütünden çıkan Anadolu ezgilerini dinleyerek, dinlendik.
Neşe içinde geçen etkinliğin üzücü tarafları da vardı. Görsel güzelliklerin ve harika doğanın içinde yakılan ateşler ve mangal partilerinin sonunda oluşan çevre kirliliği, istenmeyen görüntülerdi. Bu tip eylemlerin sonunda çevreye yayılan poşetler, bira şişeleri, içecek kutuları, plastik tabaklar vb. pek çok atık madde hiçte yakışmayan görüntüler oluşturuyordu. Bu olağanüstü güzellikteki kanyon ileride ekoturizm etkinlikleri için çok önemli bir yer haline gelebilir. Ancak şimdiden belirli kurallar ve kriterler işletilerek gerekli önlemler alınmalı, yapılan etkinlikler koruma-kullanma çerçevesinde olmalıdır.
Parkur üzerinde zehirli sütleğenlerin üstünde yaprakları yiyerek beslenen sütleğen tırtıl güvelerini izledik.
Dönüş yolumuzda Amasya köyüne uğrayarak, değişik zeytin türlerinden aldık. Bozdoğan köylerinin yerel tatlısı olan cevizli sucuklarından yedik.
Bozdoğan’a gelerek, Mikado’nun ünlü camız kaymaklı pidelerinden yedik. 
Nazilli yakınlarında eski adı Arpaz olan Esenköy’de, benzeri olmayan tarihi kule ve konağı ziyaret ettik. Her yıl üyelerimizi buraya getirerek, kulenin yavaş yavaş yıkılışını ve konağın yıpranışını üzülerek izlemekteyiz.
Bu tarihi yapılar için bugüne kadar yapılan tek şeyin gece ışıklandırmaları olduğunu gördük. Önemli olan bu yapıları ışıklandırmak değil, bir an önce restoresinin sağlanarak yıkılmasını engellemektir. Bu tarihi yapıların sahibi olan aile, ilgili kurumlar ve Büyükşehir Belediyesi bir araya gelerek bu kompleksin sağlıklaştırılması için işbirliği yapmalı ve bu değerli yapıları Aydın turizmine kazandırmalıdır.
Sosyal Medyada Paylaş :

DÜN EN ÇOK OKUNAN HABERLER



YORUMLAR

Günün Uyarıları

Tümü