Sağlık

Tümü

Cüneyt Genç: Polikistik Over Sendromu’nda Erken Teşhis Önem Taşıyor

20.12.2016 (5 Ay, 8 Gün önce)
Sosyal Medyada Paylaş :
Cüneyt Genç: Polikistik Over Sendromu’nda Erken Teşhis Önem Taşıyor

Cüneyt Genç: Polikistik Over Sendromu’nda Erken Teşhis Önem Taşıyor

Polikistik over sendromu  her 20 kadından birinin yaşadığı bir rahatsızlık.  Bu sendromdan dolayı birçok kadın gebe kalmakta zorluk yaşıyor. Polikistik over sendromu kısa dönemde adet düzensizlikleri, gebe kalmakta zorluk, sivilcelenme, tüylenme gibi sorunları ortaya çıkarırken; uzun dönemde diyabet, kiloya bağlı tansiyon, kolesterole bağlı kalp hastalıkları ve rahim çeperindeki kalınlaşma nedeniyle rahim kanseri riski artıyor. Sendromun kesin nedeni bilinmemekle beraber erken teşhis ve tedavisi uzun dönemde yaşanabilecek sıkıntıları azaltıyor. Biz de birçok kadının sıkıntılarını yaşadığı bu sendrom ile ilgili tecrübeli kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Op. Dr. Cüneyt Genç ile bir söyleşi gerçekleştirdik. İyi okumalar diliyoruz.

 



Polikistik Over Sendromu Nedir?

Cüneyt Genç: Kadınlarda adet dönemlerinin düzensiz olmasının birçok sebebi olabilir. Aynı zamanda bu düzensizlikler yumurtlama problemlerinin de habercisidir. Yumurtlama problemlerinin oluşmasına etki eden en bilinen ve sık rastlanan sebep yumurtalıklarda kist oluşumudur. Bir kadın yumurtlama problemleri çekiyorsa ve yumurtalıklarında çok sayıda kist varsa bu Polikistik Over Sendromu olarak adlandırılır. 



Polikistik Over Hangi Yaşlarda Görülür?

Cüneyt Genç: Bu sendrom için belli bir yaş aralığı vermek doğru olmaz. Ancak genelde 30 yaş altı kadınlarda görülür. Polikistik over oluşumuna sebep olan etkenler de oldukça çeşitlidir. Bazı hormonal düzensizliklerin oluşması yumurtalıklarda kistlerin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Aileden gelen genetik özellikler, beslenme alışkanlıkları, hareketsizlik, stres de kist oluşumuna sebep olan etkenler arasında yer almaktadır. Ancak bu sayılanlar kist oluşumuna ortam hazırladığı düşünülen durumlardır. Yumurtalıklarda polikistik over oluşumuna sebep olacak kadar kistin neden oluştuğuna dair net bir cevap verilememektedir.


Düzenli Adet gören Bir Kadın ile Polikistik Over Olan Bir Kadın Arasındaki Fark 

Cüneyt Genç: Bir kadın düzenli olarak adet görüyorsa bu demektir ki her ay yumurtalıkları döllenmeye hazır hale gelmektedir. Yumurtalar olgunlaşır ve gelişimini tamamladıklarında çatlarlar. Bu süreç içerisinde çatlayan yumurtalar spermler ile karşılaştığında döllenebilirler. Böylece hamilelik süreci başlamış olur. Polikistik over sendromuna sahip olan bir kadında ise durum tam tersi olur. Yumurtalıkların birçoğu aynı anda olgunlaşmaya çalışır ancak başarılı olamaz. Döllenme yeteneği olmayan bu yumurtalar ultrason ile bakıldığında içi su dolu kesecikler olarak geçer. Birden fazla kist olması durumu da polikistik olarak isimlendirilmiştir. 


 


Polikistik Over Sebebi İle Oluşan Sıkıntılar Nelerdir?

Cüneyt Genç: En çok görülen sıkıntı tabii ki düzensiz adet görmedir. Bu sıkıntı polikistik over sendromu olan kadınların neredeyse %75’inde görülür. Sağlıklı bir kadın adet döngüsünü 25- 30 gün arayla yaşarken, polikistik over olan bir kadın için bu süreç daha da genişler. Genelde 35 günden daha uzun aralıklarla adet döngüsü tamamlanır. Bazı kadınlar ise hiç adet göremezler. Bunun yanı sıra akne oluşumları başlar, cilt normalinden fazla yağlanma olur. En rahatsızlık verici sıkıntısı ile oluşan aşırı tüylenmedir. Polikistik over hormonların düzensizliği sebebiyle olabildiği gibi hormon düzensizliğine de neden olmaktadır. Bu durumda kilo alma ve hamile kalamama durumlarını beraberinde getirir.


Polikistik Over İle Gelen Aşırı Kıllanma

Cüneyt Genç: Bu hastalığa sahip kadınlarda erkeklik hormonu arttığı için vücudun belli yerlerinde kıllanmalar başlar. En sık kıllanmanın görüldüğü yerler alt çene, üst dudak, göğüs, göbek çevresi ve bacak iç yüzleri olmaktadır. Hastalığın çok yoğun olduğu kadınlarda sırt, kol ve bacaklarda kıllanma görülebilir. Bunun yanı sıra çok nadir olsa da saçlarda dökülme ve erkeksi bir vücut yapısı oluşma durumuna rastlanabilir.


Polikistik Over’da Hangi Hormonal Değişiklikler Görülebilir?

Cüneyt Genç: Kadınların gördükleri sıkıntılara göre doktorlar tarafından belli testler yapılır. Bu test sonuçlarına göre;


LH/FSH oranlarının arttığı görülür.

Testesteron seviyesi artar. Bu da erkeklik hormonudur. Kıllanmaya sebep olan hormon budur.

Östrojen seviyesi de artar. Bunun gereğinden fazla artması kilo alımına da sebep olur.

Prolaktin seviyesi artar. Prolaktin hipofiz bezinden salınan ve süt üretimini uyaran bir hormondur.

Pankreastan salınan bir hormon olan insülin hücrelerdeki glukozun kullanılmasını sağlar. Polikistik overda ise insüline karşı direnç oluşur. Bu durumu düzeltmek için de pankreas daha fazla insülin salgılar. Bunun sonucu olarak insülin direncinde bozulmalar yaşanır.

Androstenedion, DHEA ve DHEASO4 oranları da artar.

Seks hormon bağlayıcı globülin ise azalır.


Ancak bahsi geçen bu hormon değişimlerinin illaki olması söz konusu değildir. Kişiden kişiye göre hormonal düzensizliklerin görülmesi değişebilir. Polikistik over sahibi olan kişilerin üçte birinde neredeyse hiçbir belirti görülmez. Bu hastalarda belli tetkiklerden sonra tanılar konulmaktadır. Doktor tarafından yapılan ultrason incelemelerinde yumurtalıklarda oluşan kistler rahatlıkla görülebilir. Bu kistler genelde 10 -20 adet ve 2-10 mm çapında olabilmektedir. 


Polikistik Over  İçin Tedavi Yöntemleri


Cüneyt Genç:

Tedaviler mutlaka doktor kontrolünde gerçekleştirilmelidir. Hastaların ideal kilolarına ulaşmaları sağlandığında polikistik over ile oluşan şikayetlerin çoğu giderilmiş olur. Günlük aktivitelerin yoğunlaştırılması ve sıkı bir diyet ile olumlu sonuçlar elde edilebilmektedir.


İnsülin seviyesi bozulan hastalarda şeker hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçların kullanılması muhtemeldir. Ortalama olarak 2 ay düzenli ilaç kullanımında insülin seviyesi normal seviyeye indirilebilmektedir.


Polikistik over olan kadın hastalarda gebelik isteği yoksa adet düzenlemesi doğum kontrol hapları ile yapılabilir. 

Aşırı kıllanma görülen hastalarda testosteron seviyesi azaltılması gerekmektedir. Ancak bu seviyenin azaltılması kıllanmış bölgelerdeki kılın azalmasını sağlamaz, daha fazla çıkmasını engeller. Kalıcı epilasyon tedavisi ile bu sorunun önüne geçilebilir.


Sosyal Medyada Paylaş :

DÜN EN ÇOK OKUNAN HABERLER



YORUMLAR

Günün Uyarıları

Tümü

Yol Durumu

Tümü